|
Tacikistan'da "Navruz"eskiden beri en önemli Milli bayramlarından biridir. "Navruz" Tacikçe'de kelime itibari ile "Yeni gün" anlamına gelip baharın ve yeni yılın gelişini temsil etmektedir. Bu bayramın arefesinde okuyucularımızın ilgisine Tacikistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Emomali Rahmon'un 2007 yılında "Navruz" kutlamalarında yaptığı konuşmalardan alıntıları sunuyoruz:
Sevgili vatandaşlar!
Saygıdeğer dostlar!
"Navruz"- sevinç ve mutluluğun habercisidir, dünyanın yaratılışının, gök ve yıldızların, çiçek ve bitkilerin, dünyadaki tüm canlıların ve en önemlisi insanın varoluşunun sembolüdur. "Navruz"- yeniliklerin, safiyetin ve tazeliğin esintisi ve hayatın yeniden başlamasını ifade etmektedir. Güneş takvimine göre "Navruz" yeni yılın başlangıcıdır, yani, mübarek ve fevkalade bahar yeniden hakimiyetini ilan etmiştir. "Navruz" kutlamaları – yüksek medeniyete sahip atalarımızın en eski geleneklerinden biridir.
Eski çağlarda Tacikler "Navruz" bayramını için on gün önceden hazırlık yaparlardı ve mutlu ve sevinç içinde kutlarlardı. Dolayısıyla bahar gelince atalarımızın eski geleneklerine saygı duyarak her evde bu bayram kutlanmaktadır.
Kadim uygar Tacik milleti felaketlere, acılara, çekişmelere ve yabancıların saldırılarına rağmen, efsanevi hükümdar Camşed'in devrinden beri "Navruz" bayramını şan ve tören havası içinde kutlamaktadır. Sonradan özellikle Kayoniler, Sasaniler ve Samaniler döneminde ulusal anlam kazanan "Navruzi Acam" (Ebedi Navruz) Ariya halklarının birleşmesini sağlayıp devlet yapısının temelini sağlamlaştırmıştır. "Navruz" bayramı milletimizin tarihi anlayışını, manevi özünü, ahlaki kaynağını, örf ve adetlerini, umut ve özlemlerini, halkımızın dünya görüşünü ve algılayışını yansıtarak varoluğu zaman boyunca milli kültürel değerleri muhafaza ederdi.
Bizim halkımız, "Navruz"un bir bahar bayramı, tabiatın ihyası ve yeni yılın gelmesi olarak dünyanın bir çok milletinin tarihine girip onların hayatına ve yaşayışına parlaklık, tazelik ve güzellik getirdiğinden onur duyar.
Bu günlerde tüm Orta Asya devletlerinde, Kafkasya'da, İran'da, Afganistan'da, Türkiye'de ve hatta bazı arap ülkelerinde "Navruz" bayramı görkemli bir şekilde kutlanıyor. Bağımsızlığı ilan ettikten sonra, bizler atalarımızın geleneklerini devam ettirerek "Navruz" bayramına ulusal ve resmi bir statü kazandırdık.
Günümüzde Tacikistanın her köşesinde halkımız eski örf ve adetlerimize göre atalarımızın bayramını debdebeli bir şekilde kutluyor. Bu bayram günün arefesinde, her kişi kendi ruhunu zalim duygulardan ve düşmanlıktan arındırıp, evini, elbisesini ve eşyasını temizleyip süslendiriyor. Eski adete göre evler baht ve mutluluğun sağlanması için yeniden boyanıyor, her zaman refah ve bolluk içinde yaşamak için güzel sofralar hazırlanıyor, evlere bereket gelmesi için her yer güllerle susleniyor, yıl boyunca su dolu olsun diye su serpiliyor, toprak verimli olsun ve yıl bereketli olsundiye ümit tohumu ekiliyor. Ama en önemlisi, insanlar "Navruz" bayramında birbirleriyle sevgiyle kavuşur, hastalar ve yaşlılar ziyaret edilir, fakir ve bakımsızlara yardımda bulunulur, iyilik yapmayı ve yardım etmeyi insani borç olarak sayarlar. Genel itibari ile "Navruz" – yenilenmiş günün, yeni yılın, baharın, hayat kaynağının başlangıcı, doğanın yeniden doğuşunun, yeniden dirilişin ve yeni başlangıçların simgesidir.
Navruz – fidan dikme, oturma bölgelerini yeşillendirme ve çevre düzenlemesi mevsiminin habercisidir, ve bu sene şehir ve illerin çoğunda bu faaliyetler gerçekleştiriliyor. Bu güzel faaliyetler yapıldıktan sonra uzman ve sorumlu çalışanlar diktikleri ağaç ve bitkilerin sağlam bir şekilde yetişmesine büyük önem göstermeleri gerekir.
Emin bir şekilde söylenebilir ki "Navruz" değil sadece bahar bayramı, aynı zamanda en iyi geleneklerin, yüksek insani kültürün ve harikülade hümanist emellerin akımının törenidir.
Kadim Tacik efsanelere göre, Huda dünyayı 6 günde yaratmıştır, ve altıncı gün "farvardin" ayının ilk gününe denk düşmüştür. Ve bunun içindir ki "Navruz" dünya yaratılışının sembolü sayılmaktadır.
Ariya halkları bu güne dek bu altı günü kulsal temeller olarak saymakta olup, "Büyük Navruz"un kutlamaları 5-6 gün boyunca gerçekleştirilmekder, ve aynı zamanda her bir günün ayrı özel adı vardı.
Diğer bir ifade ile "Navruzi Khurdak" veyahut "Küçük Navruz" da dünya yaratılış günlerine tekabülen 6 günden ibarettir. İnsanlar avlularında ve kırlarda "Navruz" ateşini yakıyorlar ve kutsal üçleme olan "hayırlı düşünce, hayırlı sözler, hayırlı davranışlar" sözleriyle seviniyor ve eğleniyorlar, aynı zamanda sevdikleri gelenek ve kültürlerinin hakkını vererek farklı güç, becereklilik, yiğitlik ve cesaret yarışmaları düzenliyorlar.
Bilimadamlarının ve tarihçilerin büyük çoğunluğu "Navruz"un Peşdodiyon soyundan gelen hükümdar – Camşed tarafından başlatıldığını belirtiyorlar. O günlerden beri "Navruz" vesilesiyle düzenlenen törenler bir dostluk, yardımlaşma ve kardeşlik anlamına gelmektedir.
Dünya çapında ünlü Tacik edebiyatçılar, bilimadamları ve şairleri kendi eser ve şiirlerinde Navruz bayramının gizemi, önemi ve bilgeliğini yüceltmişlerdir.
Bu gelenek başlangıcını kutsal "Avesto" kitabının yazılış devrinden alıp, Abuabdullo Rudaki, Abulkosim Firdavsi, Abu Rayhoni Beruni, İbn Sino, Muso Kisravi, Umar Hayyom gibi ünlü fars ve tacik bilimadamlarının meşhur eser ve bilimsel çalışmaları ile devam etmektedir.
Bunun içindir ki atalarımızın derin saygı besledikleri "Navruz" bayramının gelenek ve adetleri günümüze kadar ulaşmıştır. Örneğin, halkımız, sofrayı "sin" harfiyle başlayan yedi çeşit yemek, "şin" harfiyle başlayan yedi yiyecek türü ile suslerler, kadınlar ateşin etrafında oynayarak ve şarkı söyleyerek buğdaydan yapılan "sumanak" tatlısını hazırlarlar, "Falak" ile "Şaşmakom" geleneksel şarkılarını soylerler, tomakta ilk izleri açarlar, erkekler güreş ve at yaraşını düzenllerler. Biz Ariya kültürünğn mirasçisi olarak devlet bağımsızlığımızı kazandıktan sonra bu eski geleneklerimizi yeniden devam etirerek "Navruz" bayramına ulusal ve resmi bir statü kazandırdık.
Belirtmeliyiz ki "Navruz"un en meşhur adetlerinden biri de sene boyunca "Navruzdan Navruza" başlatılan ve yapılan işlerin değerlendirilmesi yapılır ve yeni hedeflerin planı yapılır.
Mubarek "Navruz" herkese sağlık, mutluluk, huzur, saadet ve bolluk getirmesini dilerim.
Halk arasında "Bahara bakarak, yılın nasıl geçeceği belli olur" derler. "Navruz" bu sene şanlı Tacikistan halkına refah, yeni başarı ve zaferler kazandırsın.
Bu "Navruz", baharın nezaketi, kokusu ve tazeliğini renkli ve ince bir şekilde tasvir eden Tacik-Fars edebiyatının kurucusu Abuabdullo Rudaki'nin duasını almasını ve güneş yüzlü diyarımız Tacikistana saadet ve mutluluk, dostluk, birlik ve anlayış, yaratıcılık ve refah getirmesini dilerim.
Her gününüz "Navruz" gibi olsun, sevgili vatandaşlar!